İdrarın böbrekten mesaneye ulaştığı iç yüzey ürotelyumla kaplıdır. Böbrek havuzcuğu veya üreterde bu tabakadan gelişen kanserlere üst üriner sistem ürotelyal karsinomu denir. Böbrek dokusundan gelişen böbrek hücreli kanserden farklıdır; mesane kanseriyle ise aynı hücresel kökeni paylaşır. Bu anatomik ayrım, kullanılacak görüntülemeyi ve ameliyatın kapsamını değiştirir. 1 3
İdrarda gözle görülen veya mikroskopta saptanan kan en sık başvuru nedenidir. Yan ağrısı, pıhtının ya da tümörün idrar akımını engellemesine eşlik edebilir. Bu bulgular taş ve enfeksiyon gibi daha sık nedenlerde de görülür; tanı için üst üriner sistem ile mesane birlikte incelenir. 1
Her inceleme farklı bir boşluğu doldurur
BT ürografi, böbreklerin kontrastlanmasını ve kontrastın idrar yollarından geçişini fazlar halinde görüntüler. Böbrek havuzcuğu veya üreter duvarındaki kitleyi, daralmayı, çevre dokuya uzanımı ve lenf düğümlerini değerlendirmede ilk tercihtir. İyotlu kontrast ya da radyasyon uygun değilse MR ürografi kullanılabilir; küçük lezyonlarda tanısal gücü BT’den daha düşüktür. 1
İdrar sitolojisi dökülen hücreleri mikroskopta inceler. Yüksek dereceli tümörlerde daha yararlı olabilir, fakat normal sonuç hastalığı dışlamaz. Şüpheli taraftan kateterle alınan seçici örnek, mesaneden verilen sıradan idrar örneğine göre üst sistem hakkında daha doğrudan bilgi sağlar. 1
Sistoskopi mesanenin içini görür. Üst sistemde tümör düşünülürken yapılmasının nedeni, eş zamanlı bir mesane tümörünü kaçırmamaktır. Mesanenin normal görülmesi, böbrek havuzcuğu veya üreterdeki şüpheli bulgunun değerlendirilmesini sonlandırmaz. 1
BT ürografi ve sitoloji tanı ya da risk sınıfını yeterince açıklamadığında ince bir endoskop üretere ilerletilir. Üreteroskopi lezyonun sayısını, yerini ve görünümünü doğrudan gösterir; seçilmiş alandan biyopsi alınabilir. Küçük biyopsi tümör derecesini çoğu kez belirlese de duvardaki yayılım derinliğini olduğundan düşük gösterebilir. 1
Risk sınıfı tedavinin yönünü belirler
Ameliyat öncesi risk değerlendirmesi tek bir bulgudan oluşmaz. Sitolojide yüksek dereceli hücreler, biyopsi derecesi, BT’de invazyon, hidronefroz, tümör çapı, çok odaklılık ve yerleşim birlikte okunur. Birbiriyle uyuşmayan sonuçlarda eksik bilgi, böbreği koruma isteğiyle aceleyle kapatılmaz. 1 2
Düşük risk özelliklerini taşıyan lokalize bir tümörde endoskopik lazer tedavisi veya distal üreterde sınırlı cerrahi böbreği koruyabilir. Bu yaklaşımın koşulu, görülebilen tümörün tedavi edilebilmesi ve yakın izlemin sürdürülebilmesidir. İlk endoskopik tedaviden sonra erken ikinci bakı üreteroskopisi, geride kalan ya da yeniden görülen odağı araştırır. 2
Böbrek koruyucu tedavi tamamlanmış bir işlemden çok, tedavi ile izlemin birleştiği bir programdır. Üreteroskopi, idrar sitolojisi, sistoskopi ve kesitsel görüntüleme belirlenen aralıklarla yinelenebilir. Endoskopiye erişim güçlüğü, anestezi riski veya izlemden kopma olasılığı tedavi seçimini etkiler. 2 3
Yüksek riskli lokalize hastalıkta standart cerrahi radikal nefroüreterektomidir. Böbrek, üreterin tamamı ve üreterin mesaneye girdiği bölümdeki mesane manşeti birlikte çıkarılır. Üreterin alt kısmını bırakmak, aynı ürotelyal hat üzerinde tümör kalması veya tekrarlaması riskini artırabileceği için ameliyat sıradan nefrektomiden farklı planlanır. 2 3
Nefroüreterektomi sonrasında kalan böbreğin işlevi ilaç tedavisi seçeneklerini etkileyebilir. Yüksek risk şüphesinde ameliyat öncesi veya patoloji sonucuna göre ameliyat sonrası platin temelli tedavinin yeri, böbrek fonksiyonu ve tümör evresiyle birlikte multidisipliner kurulda değerlendirilir. İlaç seçimi bu genel bilgi sayfasından çıkarılamaz. 2
Mesane bu hastalıkta takip dışı kalmaz. Üst sistem tedavisinden sonra mesanede ürotelyal tümör görülebilir; sistoskopi ve sitoloji programı başlangıç riskine ve önceki mesane tümörü öyküsüne göre düzenlenir. Böbrek koruyucu tedaviden sonra aynı taraftaki üst sistem ayrıca görüntüleme ve gerektiğinde üreteroskopiyle izlenir. 2 3
Rapor görüşmesinde tümörün böbrek dokusundan mı ürotelyumdan mı kaynaklandığını, biyopsi derecesini, BT’de invazyon bulgusu bulunup bulunmadığını ve karşı böbreğin işlevini sorun. Böbreği koruyan bir seçenek konuşuluyorsa erken ikinci bakının ve sonraki endoskopilerin nasıl yapılacağı da tedavi kararının parçasıdır. 1 2
Düşük ve yüksek risk ayrımı neden bu kadar önemlidir?
Üst üriner sistem ürotelyal tümörlerinde tedavi kararı yalnız “kanser var” bilgisine dayanmaz. Biyopsi derecesi, sitoloji, görüntülemede invazyon, tümör çapı, çok odaklılık, hidronefroz ve hastanın önceki mesane kanseri öyküsü birlikte değerlendirilir. Küçük bir üreteroskopik biyopsi derin invazyonu olduğundan az gösterebildiği için, risk sınıfı tek bir testin sonucuna bırakılmaz. 1 2
Düşük riskli lokalize hastalıkta böbrek koruyucu tedavi yalnız organı koruma avantajı sunmaz; karşılığında daha yoğun ve uzun süreli endoskopik/görüntüleme takibi gerektirir. EAU 2026, endoskopik tedaviden sonra yaklaşık sekiz hafta içinde ikinci bakı üreteroskopisini önerir. Bu kontrol görünürde tamamen temizlenmiş bir lezyondan sonra geride kalan odağı veya erken nüksü araştırır. 2
Yüksek riskli hastalıkta radikal nefroüreterektomi standart yaklaşım olsa da distal üreterle sınırlı seçilmiş tümörlerde segmental cerrahi veya zorunlu böbrek koruma durumları ayrıca değerlendirilebilir. Tek böbrek, ciddi kronik böbrek hastalığı veya iki taraflı hastalık gibi durumlarda onkolojik risk ile böbrek fonksiyonunu koruma gereği aynı kararda dengelenir. 2
Ameliyat öncesi ve sonrası sistemik tedavi nasıl düşünülür?
Nefroüreterektomi böbrek fonksiyonunu düşürebilir. Platin temelli kemoterapinin uygulanabilirliği böbrek fonksiyonundan etkilendiği için yüksek riskli hastalıkta ameliyat öncesi sistemik tedavi seçeneği bazı hastalarda önem kazanabilir. Patoloji sonrası evre ve lenf düğümü durumu da adjuvan tedavi tartışmasını değiştirir. Bu kararlar tümörün klinik riski, böbrek fonksiyonu ve hastanın genel durumu üzerinden multidisipliner kurulda verilmelidir. 2 3
Mesane içine tek doz kemoterapi uygulaması, radikal nefroüreterektomi sonrası mesane nüksünü azaltmaya yönelik bir yaklaşım olarak kullanılabilir; buna karşılık böbrek koruyucu endoskopik tedaviden sonra aynı uygulamanın yararını destekleyen randomize veri bulunmadığı için iki durum birbirine karıştırılmamalıdır. 2
İzlem tedavinin devamıdır
Radikal nefroüreterektomi sonrası takipte mesane sistoskopisi temel yer tutar; yüksek riskte sitoloji ve kesitsel görüntüleme daha yoğun kullanılır. Böbrek koruyucu tedaviden sonra mesanenin yanı sıra aynı üst üriner sistemin de BT ürografi ve gerektiğinde üreteroskopiyle izlenmesi gerekir. İlk yıllarda nüks olasılığı daha yüksek olduğu için kontroller daha sık olabilir. 2
Bu nedenle “böbreği koruyan yöntem daha hafif tedavidir” ifadesi eksiktir. Ameliyatın kapsamı daha sınırlı olabilir; buna karşılık tekrar anestezi, üreteroskopi, sitoloji ve görüntüleme yükü artabilir. Hastanın takip programına erişebilmesi ve buna uyum sağlayabilmesi tedavi seçiminin gerçek bir parçasıdır. 2
Rapor görüşmesinde tümörün düşük veya yüksek risk olarak neden sınıflandırıldığını, hangi bulgunun bu sınıfı belirlediğini, ikinci bakı gerekip gerekmediğini, böbrek fonksiyonunun sistemik tedavi seçeneklerini nasıl etkilediğini ve mesane ile üst sistemin hangi aralıklarla izleneceğini ayrı ayrı netleştirmek gerekir. 1 2
Kaynaklar
- European Association of Urology. Upper Urinary Tract Urothelial Cell Carcinoma — Diagnosis. 2026.
- European Association of Urology. Upper Urinary Tract Urothelial Cell Carcinoma — Disease Management. 2026.
- National Cancer Institute. Transitional Cell Cancer of the Renal Pelvis and Ureter Treatment (PDQ) — Patient Version. 2026.

